Kasko neleri karsilamaz? İzmir trafiğinde öğrenilen acı-tatlı gerçekler
Okumaya Değer: Kasko ne kadar sürede yapılır ?
İzmir’de yaşayıp da arabası olan biriysen, bir süre sonra şu üç şeyi kabulleniyorsun: yazın direksiyon ısırıyor, park yeri bulmak Olimpiyat sporu ve bir de “kasko her şeyi karşılar” diye bir efsane var. İşte o efsane genelde bir sabah Bostanlı sahil yolunda arabanın başına gelen minik felaketlerle çarpışınca dağılıyor.
Ben 25 yaşında, İzmir sıcağında arabasının koltuğuna yapışmış, kendi kendine konuşarak trafik atlatmaya çalışan biriyim. Ve dürüst olayım: kasko poliçesini ilk okuduğumda, sanki Harry Potter kitabı değil de “istisnalar kitabı” açmışım gibi hissetmiştim.
Çünkü mesele şu: Kasko neleri karsilamaz? sorusunun cevabı, hayatın kendisi kadar detaylı ve biraz da sinir bozucu.
—
Kasko neleri karsilamaz? Gerçek hayata çarpan ilk şok
İlk arabamı aldığımda kafamda tek bir düşünce vardı:
“Tamam kardeşim, kasko var. Ben artık dokunulmazım.”
Sonra bir gün, Alsancak’ta dar bir sokakta “ben buradan dönerim ya” diyerek girdim. Dönemedim.
O an iç sesim:
— “Kanka bu fizik kurallarına aykırı.”
Ben:
— “Kasko var ya.”
İç ses:
— “O öyle çalışmıyor işte…”
İşte o gün öğrendim ki kasko, sihirli bir görünmezlik kalkanı değil. Belirli durumları kapsıyor ama bazı sahnelerde “ben yokum” diyor.
—
Kasıtlı zararlar: “Ben yapmadım o yaptı” dönemi bitiyor
Kasko şirketlerinin en net çizgisi burada başlıyor. Kendi aracına bilerek zarar vermek, “biraz sigorta parasını alayım” düşüncesi… Yok öyle dünya.
Mesela bir arkadaşım anlatmıştı (adı lazım değil, kendisi İzmir’in hafif çılgın tayfasından):
“Kapıyı sinirle çarptım, sonra kasko öder sandım.”
Ben:
— “Niye çarptın?”
O:
— “Duygusal boşluk.”
Kasko:
— “Ben o boşluğu dolduramam.”
Kısacası Kasko neleri karsilamaz? sorusunun en net cevaplarından biri: bilerek yapılan zararlar.
—
Ehliyetsiz sürüş: “Ben biliyorum kullanmayı” dönemi
Şimdi dürüst olalım. Hepimiz bir noktada “çok kısa mesafe ya, bir şey olmaz” özgüvenine kapılabiliyoruz. Ama kasko burada çok net: ehliyet yoksa, teminat da yok.
Bir gün mahallede biri arabayı park etmeye çalışırken dedim ki:
— “Ehliyet var mı?”
— “Var gibi… yani kursa yazıldım.”
Kasko:
— “Ben o ‘gibi’ kısmını kabul etmiyorum.”
Ehliyetsiz kullanım, kasko dünyasında direkt kırmızı kart.
—
Alkol ve bilinç durumu: “Ben iyiyim ya” yanılsaması
İzmir akşamları malum… Bir çay bahçesi, bir muhabbet, “bir şey olmaz ya” cümlesi…
Ama kasko burada romantizmi sevmiyor.
Alkol ya da uyuşturucu etkisi altındayken yaşanan kazalar genelde kapsam dışı. Çünkü sigorta şirketi senin “çok da sarhoş değilim aslında” iddianı pek inandırıcı bulmuyor.
İç ses:
— “Direksiyon neden yamuk gidiyor?”
Ben:
— “Yol eğri galiba.”
Gerçek:
— Yol dümdüz.
İşte o an kasko “ben yokum” diyor.
—
Yarış ve hız tutkusu: İzmir asfaltı pist değildir
Bir gün Kordon’da gece geç saat… Birkaç araba gazlıyor gibi yapıyor. İçlerinden biri mutlaka “Ben aslında Formula 1 pilotuydum” hissiyatında.
Ama kasko o sahneyi görünce şöyle diyor:
“Yarış mı? Ben yokum.”
Yarış, drift, hız denemeleri… Bunlar genelde poliçe dışında kalır. Çünkü kasko mantığı şudur: “Gündelik kullanım tamam, aksiyon filmi değil.”
—
Doğal aşınma ve yıpranma: Arabam yaşlanıyor diye kasko üzülmez
Arabayı aldım, 3 yıl sonra direksiyon biraz soyuldu.
Ben:
— “Kasko bunu halleder.”
Kasko:
— “O yaşlanma.”
Bu en çok karıştırılan konulardan biri. Çünkü insanlar arabaya baktıkça “bir şey oldu” sanıyor ama kasko diyor ki: “O zamanın etkisi, benlik değil.”
Kısaca Kasko neleri karsilamaz? sorusunun bir diğer cevabı: zamanın kendisi.
—
Bakım ihmalinden doğan sorunlar
Yağ değişimi yapılmamış, fren balataları bitmiş, lastikler dişsiz…
Ama sürücü hâlâ umutlu:
— “Kasko vardır ya…”
Kasko:
— “Ben mekanik servis değilim.”
Bir gün arkadaşım “araba su kaynatıyor” dedi. Sordum:
— “Bakım yaptırdın mı?”
— “Yaptırmadım ama dua ediyorum.”
Dua güçlüdür ama kasko sistemiyle entegrasyonu yok.
—
Yetkisiz kullanım: “Arabayı bir tur alabilir miyim?” felaketi
Arabayı birine verdin, o da “bir tur atıp geliyorum” dedi ve üç gün sonra döndü… bazen de hiç dönmedi.
Eğer yetkisiz kullanım varsa, kasko “ben bu hikâyeye dahil değilim” diyebilir.
İzmir’de bu sahne genelde şöyle olur:
— “Abi anahtar sende kalsın.”
— “Tamam kardeşim.”
(sonrası belirsiz bir macera)
—
Savaş, isyan, büyük olaylar: Hollywood değil burası
Kasko poliçeleri genelde büyük toplumsal olayları, savaş durumlarını veya benzeri olağanüstü durumları kapsamaz.
Yani arabayı “global bir film sahnesi” içinde düşünmemek gerekiyor.
Kasko burada çok net:
“Ben günlük hayat sigortasıyım, dünya senaryosu yazmam.”
—
Yanlış yakıt, yanlış kullanım: “Abi ben hep koyuyorum” sendromu
Benzinli araca dizel koymak gibi klasik hatalar…
Bir arkadaşım bunu yaptı. Benzinlikteki görevlinin yüz ifadesi hâlâ gözümün önünde:
— “Sen ne yaptın?”
Kasko:
— “Ben burada yokum.”
Çünkü bu tip hatalar genelde “kullanıcı hatası” kategorisine girer.
—
Cam kırıkları ve küçük hasarlar (her zaman değil)
Bazı poliçelerde cam kırığı var ama her durumda değil. Yani “küçük taş geldi, çatladı” meselesi bazen kapsama girer bazen girmez.
Bu yüzden insanlar sabah arabaya bakıp:
— “Bu cam niye böyle?”
sonra poliçeyi açar:
— “Hmm… bu kapsam dışıymış.”
—
İç sesle kasko muhasebesi: Benimle aynı fikirde olmayan sigorta
Bazen kasko ile insan arasında garip bir diyalog olur:
Ben:
— “Ama bu çok küçük bir şey.”
Kasko:
— “Sözleşmede küçük-büyük ayrımı yok, madde var.”
Ben:
— “Ama insanlık hali…”
Kasko:
— “Ben insan değilim.”
Bu yüzden Kasko neleri karsilamaz? sorusu sadece teknik değil, biraz da hayatla yüzleşme sorusu.
—
Yanlış park, yanlış umut
İzmir’de park etmek bazen sanatsal bir faaliyet. Ama yanlış yere çekilen araçlar, çekilme masrafları ya da trafik kurallarına aykırı durumlar her zaman kapsamda olmayabilir.
Bir gün aracı bıraktım, döndüm yok.
İç ses:
— “Çalındı mı?”
Ben:
— “Belki de yürüyerek gitti.”
Gerçek:
— Çekilmiş.
Kasko:
— “O kısımda ben devreye girmemiş olabilirim.”
—
Son sahne: Kasko bir koruma ama sınırsız değil
Bütün bu deneyimlerden sonra şunu öğrendim: Kasko aslında “her şeyi çözen bir süper kahraman” değil, daha çok “belirli durumlarda yanında olan bir yol arkadaşı.”
Ve bu yol arkadaşı bazen sana şöyle bakıyor:
“Bunu da mı ben?”
İzmir trafiğinde büyüyen biri olarak artık biliyorum ki, Kasko neleri karsilamaz? sorusunu anlamak, sadece poliçe okumak değil; biraz da hayatın kurallarını öğrenmek.
Direksiyon başına geçtiğinde insanın içinde iki ses oluyor:
Biri “rahat ol kasko var” diyor,
diğeri ise “okudun mu gerçekten o poliçeyi?” diye fısıldıyor.
Ve çoğu zaman ikinci ses haklı çıkıyor.
İlginizi Çekebilecek İçerik: Kasko yeni araç verir mi ?